19 Kasım 2016 Cumartesi

Barcelona / Ekim 2016- minik bir öneri

Merhaba
Woody Allen in en sevdigim filmlerinden biri "Barcelona Barcelona" dir.
Barcelona ya gitmeye niyet edenler birinci adim olarak bu filmi izleyebilir, sehir sokaklarinda film sayesinde bir tur atabilir.
Zorlu is hayatimin en guzel tarafi ispanyollar ve yunanlilarla calismakti. Is seyahatleri sayesinde Barcelona da bircok kez bulunma sansi yakaladim.
Butun bloglarda ve internet sitelerinde bulabileceklerinizden farkli bilgiler vermek istiyorum.
Genel bilgileri heryerde bulabilirsiniz.
Barcelona da en gezilesi ve gorulesi yerlerden biri  ;

**Barceloneta: Plaji, marinasi sahanedir. Biraz ruzgarli da olsa gormeye gitmeye deger. Metroyla ulasim L4 yellow line la saglanir. Yine ayni isimli durakta indiginizde Barceloneta ya ulasmis olursunuz.  Yellow line in bu destinasyonu en cok hirsizligim oldugu noktadir. Dolayisiyla canta, cep ve cuzdanlara dikkat. Bu mahalde en sevdigim mekan  La Surena Cerveceria. 








Su an yazarken dahi orada olmak istedim. Mekanla ilgili oldukca genis yorumu tripadvisor da bulabilirsiniz. 









Paris-Giverny-Monet's Garden

Paris bileti alırken kimsenin aklına Giverny e gitmek gelmez. Benim de gelmedi. Halbuki kaçıncı Paris ziyareti ve neden illaki Paris'in turistik yerlerini ziyaret etme şartlanması.
Çok spontane bir şekilde Vernon'a giden trene bilet alırken buldum kendimi.
2010'dan bu yana güncel sanat ve sanat tarihi ne mesai harcıyorum. Sakıp Sabancı Müzesi'ne Monet sergisi geldiğinde bütün seminerlerde dahil katılmış ve empresyonizm hakkında detaylı fikir sahibi olmuştum. Ancak monet in bahçesini görmeden tamamlanamazmış öğrendiklerim.




Monet in evini görmek ayrı bir heyecan verici.
Paris Saint Lazare tren istasyonundan veya internetten Vernon a giden trenlere bilet alabilirsiniz.
Trenden indiğinizde minik bir köye geliyorsunuz. Ben shuttle a bindim Monet in evine gitmek için. Kişi başı 5euro idi.
Fransız ressam Claude Monet, 50 yaşında, sanat hayatının en ünlü zamanında Paris’e 80 kilometre uzaklıktaki Giverny’de bir kır evi inşa ettirdi. Sekiz dönümlük evin  bahçesini yapay göl ve çiçeklerle cennete dönüştürdü. 36 yıl boyunca pek çok tablosunu burada yaptı. Ölümünden sonra Fransız Akademisi’ne bağışlanan ev 1980’den bu yana ziyarete açık.
Fransız izlenimci ressam Claude Monet (14 Kasım 1840 – 5 Aralık 1926), Oscar-Claude Monet veya Claude Oscar Monet olarak da bilinir. İzlenimcilik terimi, Monet’nin “İzlenim: Gün Doğumu” adlı resminden geliyor. İzlenimcilik, modern resim sanatındaki ilk büyük devrimci hareket. Monet, resimlerinde fırça darbeleriyle oluşturduğu değişik renklerde noktalarla istediği izlenimi uyandıracak renk ve ışık etkisini yaratmayı başardı.


Sanata ilginiz olsun ya da olmasın sadece bu köyü ve bahçeyi görmek için dahi gitmenize değer şahane bir yer.

9 Ekim 2016 Pazar

Film Ekimi 2016/ From the Land of the Moon

İs güç bütün yoğunluğun arasında kostur kostur yetişip seyrettigim güzel bir film.
Hep soylerim Biraz deli olmanın kimseye zararı yoktur insanin kendisi dışında...
Ask mektupları iste boyle bir film.
Filmde bir drama queen görmeyi bekliyorsaniz yaniliyorsunuz. Film hakkında bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz.
Film Provence, Lyon gibi güzel Fransız şehirlerinde geçiyor.




İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrası, Avrupa yara bere içinde... Gabrielle, ailesinin baskılarını kıramamış ve İspanyol bir çiftçi olan Jose’yle evlenmiştir. Jose ona karşı dürüsttür ve âşıktır, ancak Gabrielle kendini bir mahkûm gibi hissederken, bu adanmışlığa hiçbir zaman karşılık veremeyeceğinin farkındadır. Bir gün bütün tutkularını ona yeniden hatırlatacak olan Andre ile tanışır. Beraber kaçmak için sözleşirler, ancak onları çevreleyen dünyanın buna izin vermeye niyeti yoktur. Nicole Garcia’nın Milena Agus’un romanından uyarladığı Aşk Mektupları, prömiyerini yaptığı Cannes’da adından Marion Cotillard’ın sağlam performansıyla söz ettirmişti.

5 Haziran 2014 Perşembe

Paris


Bulundugunuz yer sizi çok sıktı herkesten bunaldınız. Biraz farklı, estetik birşeyler görsün gözüm diyorsunuz bulabileceğiniz en uygun biletle Paris e gitmenizi öneririm.

Paris e birkaç kez gittim .Her seferinde de başka bir amaçla.
Daha önceki gidişlerimde Musee D Orsay ı görmüştüm. Bu gidişimde Centre Pompidou yu görme fırsatı yakaladım. Centre Pompidou , Modern ve Çağdaş Sanat hakkında fikir sahibi olmanız açısından önemli bir merkez.60.000 den fazla işle Avrupa nın en büyük koleksiyonu burada. 20.ve 21.yy da en çok iz bırakan sanatçıların işlerini burada görebilirsiniz.Daha fazla bilgi için tık tık






Bu seferimdeki keşiflerimden biri de  LE MARAIS 
    Le Marias ,Paris'in en canlı bölgelerinden biri.Benim favorilerim arasına girmeyi başardı.Dokusu hiç bozulmamış ve tarihi yapısını hala koruyor. Şık erkek ve kadınlarına bakarak gözlerinizi lezzetli tatlılarıyla damağınızı şenlendirebilirsiniz. Tavsiye edebileceğim mekanlar Nanashi, Rose Bakery, La Briciola, Le Mary Celeste, Little Red door – liste uzar gider. 








    24 Mayıs 2014 Cumartesi

    Bozlu Art Project








    İstanbul Nişantaşı Citys alışveriş merkezinin Teşvikiye kapısının tam karsısında bir sanat galerisi. Vitrinde Halil Akdeniz 'in "Akdeniz Küpü"adlı işi.
    Bozlu Art 2013 yılında açılmış. Teknoloji ve tıp alanında faaliyet gosteren Bozlu Holding e ait. Bu yıl içerisinde İstanbul Şişli de bulunan sanat enstitüsünü faaliyete geçirmeyi planlıyorlar. 
    Halil Akdeniz in "Sınırlar Otesi"sergisi 24 Mayıs ta sona eriyor. 
    28 Mayıs tan itibaren birçok sanatçının işlerinin bulundugu "İklim Değişimi"sergisi görülebilir.



    Daha fazla bilgi için http://www.bozluartproject.com/tr


    25 Şubat 2014 Salı

    DİLEKLER (Çeviri- Kedi Seven Alf, Erge)

    DİLEKLER (Çeviri- Kedi Seven Alf, Erge)



    Gürültü ve karmaşanın arasında sessizce yol al
    Ve hatırla, sessizliğin içinde nasıl bir barışın var olabileceğini

    Mümkün olabildiğince, ama tutsak olmadan,
    Tüm insanlarla iyi geçin.
    Gerçeklerini sessiz fakat açık bir şekilde ifade et;
    Ve diğerlerini dinle,
    Donuk ve cahil olanlar dahil;
    Çünkü onların da kendilerine göre bir hikayeleri vardır.
    Yüksek sesle konuşan, agresif kişilerden uzak dur,
    Onlar ruha sıkıntı verenlerdir.


    Eğer kendini başkalarıyla kıyaslarsan,
    Ya kibirli ya da üzüntülü olursun;
    Çünkü her zaman senden daha iyi ve daha kötü olan birileri olacaktır.

    Başarılarından planların kadar sevinç duy
    Ne kadar mütevazi olursa olsun, kendi kariyerine duyduğun ilgiyi kaybetme
    Çünkü o, zamanın değişen hazinesi karşısında sahip olduğun gerçek mülktür.
    İş ilişkilerinde tedbiri elden bırakma;
    Çünkü dünya aldatmacalarla doludur.
    Fakat bu tedbirinin, seni erdeme karşı kör etmesine izin verme
    Çünkü hala pek çok insan, yüksek idealler için yaşamaktadır
    Ve her yerde yaşam, kahramanlıklarla doludur.

    Kendin ol!
    Özellikle, sevmediğin halde seviyormuş gibi davranma.
    Sevgi hakkında kuşkucu da olma;
    Çünkü sevgi, tüm o çoraklık ve hayal kırıklıklarına rağmen
    Aynı çimen gibi ansızın büyüyecektir.

    Yılların rehberliğini nazik bir şekilde kabul et,
    Gençliğine dair şeyleri ise asaletle terk et.
    Beklenmedik bir talihsizlikte seni koruyan güç olması için, ruhunu besle.
    Fakat kendini karanlık hayallerle de strese sokma
    Bil ki, pek çok korku, bitkinlik ve yalnızlıktan doğar

    Tüm bu disiplinin ötesinde,
    Kendine nazik ol!
    Çünkü sen de en az ağaçlar ve yıldızlar kadar,
    Bu evrenin çocuğusun
    Ve burada olmaya hakkın var.
    Kavrasan da kavramasan da
    Şüphesiz, evren olması gerektiği gibi işlemektedir.

    Bu sebeple, Tanrıyla barış içinde ol,
    Kendini onun ne olduğuna inandırmış olursan ol,
    Ve emek ve verimlerin ne olursa olsun,
    Yaşamın gürültülü karmaşası içinde, ruhundaki huzuru koru.

    Tüm yalanlarına, angaryasına ve hayal kırıklıklarına rağmen,
    Dünya hala güzeldir.
    Neşeli ol!
    Mutlu olmak için gayret et!

    Max Ehrmann

    Çeviri: Erge Özcan

    17 Nisan 2013 Çarşamba

    Sanat Yönetimi Üzerine Konuşmalar

    15 Nisan 2013 Pazartesi akşamı Taksim İstiklal Caddesi'nde bulunan Koç Üniversitesi Anadolu Araştırmaları Merkezi'ndeki Sanat Yönetimi Üzerine Konuşmalar serisinin 3.etkinliğine katıldım.Konuşmacı Bilgi Üni.Öğretim üyesi Gökçe Dervişoğlu Okandan'dı.Konusmanın gündemi ise özel sektör ve sanat ilişkisiydi.Gökçe Hanım aslında İktisat eğitimi almış.Ama bir şekilde yolu sanatla kesişmiş.Sanatla ilgilenen ve tez yazan bir işletmeci olarak bu etkinlik dikkatimi çekti ve oldukca yararlı oldu.Yaratıcı endüstrilerin envanter sorunu,Emek Sineması ve Türkiye'nin ekonomik olarak güçlenmesine karşın Kültür Sanat alanında hala zayıf kalmaya devam ettiği konusmanın ana gündemini olusturdu.






    Bu konusmalar dizisinin sonuncusu 8 Mayıs 2013 te düzenlenecek.Detaylarına yky kültür merkezi nden ulaşabilirsiniz.